BilgiHarmani.com | Anasayfan Yap | Favorilere Ekle | İletişim
Menü
Anasayfa
EĞİTİM
KARİYER
KURANIKERİM DİNLE (Mealli)
DOSYA GÖNDERME
GAZETE OKU
REKLAM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
KURAN ÖĞRETİMİ
KÜLTÜR/SANAT
SAĞLIK
HOBİLER
SPOR
TEKNOLOJİ
YAŞAM
SiNEMA
MÜZİK
GEZi
GENEL BiLGi ARŞiVi
KiTAP
BULMACA SÖZLÜĞÜ
DiNi YAZILAR
KALP iKLiMi
HAZiNE SANDIĞI
DÜŞÜNCE LİMANI
E-KİTAP iNDiR
OYUN iNDiR
OYUNLAR
HİKAYELER
ÇOCUK KÖŞESi
GENEL TARİH
ŞiiRLER
MEGA HAFIZA
KÜRESEL ISINMA
ÖĞRENCİLER ÖZEL
HIZLI OKUMA TEKNİKLERİ
MÜZiK DiNLETiSi
ŞiiR DiNLETiSi
DİNİ FİLM İZLE
EĞLENCELiK
SATRANÇ DERSLERi
EĞLENCE MENÜSÜ
Oyunlar
Bilmeceler
Bunları Biliyormusunuz?
Duvar Kağıtları
Duvar Yazıları
Hazır Cevaplar
İlginç Bilgiler
TRT Çocuk Gir Oyna
Masallar
Göz Yanılsamaları
Latifeler-Nükteler
Sınav Sorularına Cevaplar
Şirin Bebek Resimleri
Sevimli Meyveler
Fıkralar
Videolarla Çocuk Oyunları
DOSTLARIMIZ
Sizde Katılın
Harbimi.net
İlköğretim Test
Ogretmensen
Emlak Lobisi
Zalikus
Eğitim, Öğretim
Muallimy
İslamın Gülü
Tulip&Rose
Kpss
Yolyordam
Tek Sayfada Videolar
Naat Videoları
Şiir Videoları
Çizgi Filmler
İngilizce Videolar
Bir Demet Video 1
Bir Demet Video 2
Bir Demet Video 3
Bir Demet Video 4
Videolarla peygamberimiz
Ziyaretçi Defteri
Mesaj Oku
Sizde Yazın
Hazır cevaplar
…Hazır (Kısa) Cevaplar…
Bir toplantıda bir genç, M. Akif’i küçük düsürmek için: - Afedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M. Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?
Bir doktor alkolsüz bira içilir mi? diye soran hastasına, Nasreddin Hoca’nın şu fıkrası ile cevap vermiş: Adamın biri, Nasreddin Hoca’ya: - Tuvalette bir şey yemek caiz midir? diye sorunca, Hoca: - Caizdir, demiş. Ama içeride başka bir şey yediğini zannederlerse, ne diyeceksin?
N.Fazıl Kısakürek,vapurla Kadıköy’e geçerken, yanına biri yaklaşıp: - Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu? Biz yolumuzu bulabilirdik. Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: - Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek karşıya geçebilirdin.
İmam- ı Azam hazretleri, üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle yaptığını sormuşlar. Hazret, düşünmeden cevap vermiş - Onun boynuzları var, benim ise aklım.
Yavuz Sultan Selim,birçok Osmanlı Padişahı gibi sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında veziri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş. - Vezir, Yavuz’dan cevap alacağı ümidiyle: - Evet, Hünkarım bilirim, dediğinde; Yavuz cevabı yapıştırmış: - Ben de bilirim.
Öğrenci; - Hocam,diye sormuş.İnsan,maymunun gelişmiş şeklidir’’diyorlar.Ne dersiniz? Seyid Ahmet Arvasi cevap vermiş. - O mantığa göre çınar ağacı da maydonozun gelişmiş şeklidir. Lokman Hekim’e: - Hastalarımıza ne yedirelim? diye sorduklarında, şu cevabı vermiş: - Acı söz yedirmeyin de, ne yedirirseniz olur.Bir Fransız yazar,Mehmet Akif’e: - Kadinlarınızı evden çıkartmadığınız doğru mu? diye sorduğunda Akif: - Daha önceleri öyleydi, karşılığını vermiş. Fakat şimdi dışarı çıkarttık ve bir türlü içeri sokamıyoruz.
Alaaddin Başar’a: - Şeytan,niçin meyhaneye gidenlere vesvese vermiyor? diye sorduklarında: - Vermez tabi, demiş. Eğer verse kazayla camiye giderler.
Ne Yedirelim? Lokman Hekim’e: - Hastalarımıza ne yedirelim?diye sorduklarında,şu cevabı vermiş: - Acı söz yedirmeyin de,ne yedirirseniz olur.
Selçuk Sultanlarından biri,Mevlana’yı ziyaret ederek,saltanatları arasında ne fark olduğunu sorduğunda, o büyük zattan şu cevabı almış: - Senin saltanatın, gözlerin açık kaldığı müddetçe bakidir. Benim saltanatım ise, gözlerimi kapadığımda başlar.
Ben Çekilirim Dünya nimetlerine önem vermeyen yasayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karsılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek olanaksızdır. Mağrur zengin, filozofa: - Ben bir serserinin önünde kenara çekilmem. Bunun üzerine Diyojen kenara çekilerek,gayet sakin su karşılığı verir: - Ben çekilirim.
Sabır Cüneyd- i Bağdadi’ye “sabır nedir?” diye sorduklarında şu cevabı vermiş. - Yüzünü ekşitmeden, acıyı yudumlamaktır. Tabip Beyazıd- i Bestami Hazretleri akıl hastahanesinin önünden geçerken, bir tabibin havanda ilaç dövdüğünü görerek: - Çok günahkarım, der. Bunun içinde ilaç var mı? Tabib daha cevap vermeden, konuşmaları dinleyen bir hasta, pencereden seslenir. - Tövbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır. Kalb havanında tevhid tokmağı ile döv. İnsaf eleğinden geçir, göz yaşı ile yoğur. Aşk fırınında pişir ve sabah akşam bol bol ye. Göreceksin hastalığından eser kalmayacak. Bistami hazretlerinin gözleri dolar ve : - Ya Rabbi, der. Şu dünya hastanesinde ne tabipler var.
Biz de Onlara Yaklaşıyoruz Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla: - 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der. Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der: - Biz de onlara yaklaşıyoruz.
Hocaya “bal ile sirke uyuşmaz” derler. Niçin uyuşmasın der ve gider yarım okka bal yer, yarım okka da sirke içer, gelir oturur. Yüzünün yemyeşil olduğunu görenler sorar: - Bal ile sirke uyuşmadılar değil mi? Hoca hiç erkekliği elden bırakır mı? - Yo yo onlar uyuştular da, şimdi beni aradan çıkarmaya çalışıyorlar.
Caize Şair Ebu Dellame ile Halife Mehdi arasında şöyle bir vakıa geçmiştir: Ebu Dellame, Abbasi hükümdarlarına bir kaside takdim eder. Halife kasideyi pek beğenir: - Sana bu kasiden için ne caize vereyim? - Efendimiz bendeniz bir av köpeği isterim. - Bu kadar güzel bir kasidenin caizesi bir av köpeği olur mu? - Efendim kulunuz böyle istiyor. Halife Mehdi işe şaşar, ama şairi de kırmak istemez: - Peki, istediğin gibi sana bir av köpeği versinler. - Fakat Efendim bendeniz ava ne ile gideceğim? - Hakkın var bir de at versinler. - Ata nasıl bineceğim? - Doğru, güzel bir eğer takımı da versinler. - Efendimiz ata kim bakacak? - Haklısın, bir de köle versinler. - Ama Efendim ben atı nerede barındıracağım? - Bir de ahır versinler. - Köleyi nerede yatırayım? - Bir ev versinler. - Bu kadar halkı ne ile doyuracağım? - Bin altın da haçlık versinler. - Efendim… Halife Mehdi şairin sözünü kesmiş: Eğer masrafı idare etmeye bir kethüda, hesapları tutmaya bir katip istersen köpeği geri alırım ha!..
Açlık Fatih, hocası Akşemseddin‘e sorar: - İnsan açlığa ne kadar dayanabilir? Akşemsettin cevap verir: - Ölünceye kadar
Sır Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir: - Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış: - Bende bilirim.
Karınca Kanuni Sultan Süleyman, sarayın bahçesindeki armut ağaçlarını kurutan karıncaların öldürülmesi için Şeyhül İslam Ebussud Efendi’den şu beyitle fetva istemiş: Dırahta ger ziyân etse karınca Zararı var mıdır ânı kırınca (Ürünlere zarar veren karıncaların öldürülmesinde dinen bir zarar var mıdır?) Ebussud Efendi bir beyitle cevap vermiş: Yarın Hakkın divanına varınca Süleyman’dan hakkın alır karınca
Mesele Getirme de Rusya sefiri meşhur İgnatiyef memleketine giderken veda için geldiği Yusuf Kamil Paşa’ya: - ‘Efendimize Rusya’dan ne getireyim?’ demesiyle Paşa: - ‘Bir mesele getirme de, ben hiçbir şey istemem’ dedi.
Manav Olsa Gerek Garip halleri ile ünlü olan şair Ruhi, serbest nazım usulüyle şiir yazmanın moda olduğu dönemlerde bir gün eline geçen bir şiir mecmuasında genç şairlerden birisinin irili ufaklı mısralarla bütün bir sahifeyi dolduran mısralarına uzun uzun baktıktan sonra: - Garip, demiş. Bunlar üzüm salkımı, yazan da şair değil manav olsa gerek ÖLÜLER ÇİÇEK KOKLAMAZ Amerikalı iş adamı, bir Çinliye alay ederek sormuş: - Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne Zaman yiyecek? Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş: - Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı Zaman.
YIKA DA GETİR Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasinin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez: - Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.
SUSTURUCU TEDAVİ Zamane gençlerinden biri,bir toplantıda Akifi küçük düşürmeye çalışıp: - Siz baytardinız, değil mi? Demiş. Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet,bir yeriniz mi ağrıyordu?
NE ALIRSINIZ? Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir: - Buyrun beyim ne alırsınız? Yahya Kemal tebessümle: - Evlat,müsaade edersen bir nefes alacağım.
SIR SAKLAMAK Yavuz Sultan Selim, bir çok Osmanlı Padişahı gibi devletin selameti için sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş. Vezir, Yavuzdan cevap alacağı ümidiyle: - Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Sultan Yavuz cevabı yapıştırmış: - Ben de bilirim.
CENNETİN YOLU Hristiyan din adamlarından biri, Ülkemize gelerek küçük bir çocuktan kendisine o şehirdeki kiliseyi göstermesini ister. Kiliseye ulaştıklarında, papaz: - Aferin çocuğum, der. Yarın buraya gel de, sana cennetin yolunu göstereyim. Çocuk, papazın niyetini sezerek: - Siz, kilisenin yolunu dahi bilmiyorsunuz, diye cevap verir. Cennetin yolunu nasıl bileceksiniz ki?
NE ALIRSINIZ ? Çok şişman olan Yahya Kemâl, bir yokuşun sonundaki lokantanın önünde dinlenirken,içeriden çıkan garson: - Buyurun beyim, diye atılmış. Ne alırsınız? Yahya Kemal, tebessüm edip: - Evlât, demiş. Müsaade edersen biraz nefes alacağım. Çanakkale İÇİNDE İngiliz garson, Türk müşteriye: - Çanakkale‘de çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış: - Orada ne işiniz vardı?HASTANIN YEMEĞİ Lokman Hekime: - Hastamıza ne yedirelim? diye sorduklarında, şu cevabı vermiş: - Acı söz yedirmeyin de, ne yese olur.
NEYZENİN NEZAKETİ! Mehmet Âkif, elini yıkadıktan sonra, Neyzen Tevfik’in kendisine uzattığı havlunun kirini görünce: - Hayır, diye bağırmış. Elimi daha yeni yıkadım.
GÖNÜLSÜZ GÖNÜL Abdülhak Hâmidin evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamide döner ve: - Efendim, gönül kocamaz! der. Hamid cevap verir: - Kocamaz ama, kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez.
BÖYLE KORUNUR Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder. öss Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak: - Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!
VELÂYETİN GÖRDÜĞÜ Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han: - Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz diye çıkışır. Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der: - Peder ne der, kader ne der.
ÇIKMAYAN MANA Mehmet Akif, Baytar Mektebinde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendiyi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:.: - Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim cevabını verince, Akif dayanamaz ve: - Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da.
SOKRAT VE BİLEYTAŞI Talebelerden biri Sokrata sormuş: - Herkese güzel konuşma dersleri verdiğin ve onlara hitabet sanatını öğrettiğin halde, niçin sen de çıkıp bir konuşma yapmıyorsun? - Evlat, demiş Sokrat. Bileytaşı keskin değildir amma, en sert demiri bile keskin eder…
ANLADIĞININ İSPATI Tanıdıklardan biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik’e göstererek fikrini sorar: Neyzen beğenmediğini ifade edince, adam: - İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki! Neyzen Tevfik şu cevabı verir: - Ben yumurtanın tazesini bayatını iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç yumurtlamadım.
BİRBİRİNE BAĞLI Hâkim, kaza yaparak birkaç kişinin ölümüne yol açan bir şoförün ehliyetini iptal edince, şoför: - Aman hakim bey, diye sızlanmış. Benim yaşayabilmem, şoförlük yapmama bağlı. Hâkim cevap vermiş: - Başkalarının yaşaması da sizin şoförlük yapmamanıza bağlı.
AKŞAM YEMEĞİ Yahya Kemâl, dostlarından birine: - Bu akşam yemeği benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı: - Hay hay! Der. Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok! Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir: - İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.
HAKLI ÖLÜM Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi: - Haksız yere öldürüyorsunuz, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat: - Ne yani, demiş. Bir de haklı yere mi öldürseydim?
HZ. ADEMİN MİRASI Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca: - Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi? Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci: - İkimiz de Hazreti Ademin çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz. Sultan Fatih: - Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.
GÖNLÜMÜ FETHETTİĞİ İÇİN Fatihe sorarlar: - İstanbulu niçin fethettin? Cevap verir: - Önce o benim gönlümü fethettiği için!
DÜŞMANIN CANI Şair Nefi bir toplantıda konuşurken, düşmanlarından biri içeri girmiş, fakat herkese selam verdiği halde kendisine: - Merhaba canım! demiş. Nefi durur mu? Hemen cevabı yapıştırmış: - Derhal çıkıyorum. FİKİR YAKALAMAK Şahabettin Süleyman, bir gün Ahmet Haşim’e: - Üç günden beri zihnimde önemli bir fikir saklıyorum, dediğinde, Ahmet Haşim, onun fikir üretmedeki kısırlığını ima ederek şöyle demiş: - Günahtır yahu, salıver gitsin şu fikri. Zavallıcık günlerden beri tek başına kim bilir ne kadar sıkılmıştır? UYKU KARDEŞLİĞİ Mevlana Hazretleri, talebelerinin biriyle yürürken, yol kenarında birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görürler. Yanındaki talebesi: - Güzel bir kardeşlik örneği, der. Keşke insanlar da bundan ibret alsa. Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir: - Aralarına bir kemik atıver de, gör kardeşliklerini.
DÜNYANIN YÜZÜ Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyraniye: - Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani: - Hiç üzülme dostum demiş. Zaten dünyaya da bakılacak surat kalmadı.
BRAVO!.. Genç bir şair, saçma sapan şiirlerini Victor Hugoya okuduktan sonra: - Üstad, diye sormuş. Şiirlerimi nasıl buldunuz? Victor Hugo: - Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve tam muvaffak olmuşsunuz, demiş. Bravo doğrusu.
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla: - 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der. Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der: - Biz de onlara yaklaşıyoruz.
Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız? Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım.
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir: - Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış: - Ben de bilirim.
Bal ile Sirke
Ekleyen: ogretmen | Tarih: 18.03.2009 | Okunma: 2105 Yazı Ekle
Yorumlar
Yorum Gönderebilmek İçin Üye Olmalısınız!
04.03.2010 14:57:47
03.05.2009 08:47:24
Üyelik
Kullanıcı:
EĞİTİM ARŞİVİ
Planlar
Mevzuat
Sınavlar
Sosyal Kulupler
Eğitim Çizelgeleri
Rehberlik
Zümreler
Eğitim Programları
Eğitim Sunuları
Eğitim Materyalleri
Flash - Animasyon
İzcilik Arşivi
Matematik Oyunları
Çocuk Şarkıları 1
Çocuk Şrkıları 2
Hücre İçinde Yolculuk
Hücreyi Tanıyalım
Maddeyi Tanıyalım
Evreni Tanıyalım
Yerküreyi Tanıyalım
Ekosistemi Tanıyalım
Üreme Bilgisi
Temel Kimya
Canlılar Dünyası
Periyodik Tablo
Genler ve Dna
Klonlama
Robotlar
Sayıyı Yazıya Çevirme
Vucudumuzu Tanıyalım
4.Sınıf Dökümanları
5.Sınıf Dökümanları
6.Sınıf Dökümanları
7.Sınıf Dökümanları
8.Sınıf Dökümanları
Karışık Dökümanlar
İHL Dökümanları
OKUMA SALONU
Risale-i Nur Külliyatı
Divanı Kebir
Ansiklopedi
Peygamberler Tarihi
Kutsal emanetler
Dualar
Rüya Tabirleri
Tenbihat
Merak Edilenler
Mesneviden Hikayeler
Dini Kıssalar
Cevşen
İslam Büyükleri
Fethullah Gülen Serisi
Namaz Kitabı
Sesli Kuran
Kuran Mucizeleri
Mektubatı Rabbani
Evliyalar Ansiklopedisi
Osmanlı Tarihi
Sosyal Bilimler Ansiklopedisi
Diyanetten Fetvalar
Dini Sözlük
Arapça Öğreniyorum
Fıkıh
Tefsir
İslam Ülkeleri
Hadis
Kuranıkerim
Akaid
İslam Tarihi
İstatistikler
38.107.191.113
3007
0
4
emine akca
605323
Anket
Demokratik açılım hakkındaki görüşünüz nedir?
Copyright